Sünek Davranış Nedir? Bir Hikâyenin İçinden
Bazen, insanın hayatında bir şeylerin tam tersi şekilde ilerlemesi gerekir, ama biz ona engel olamayız. Kendi içimizde sıkışıp kalmış gibi hissederiz. Çoğu zaman bile farkına varamayız; ne zaman ki bir gün gözlerimizle görmek zorunda kalırız. İşte sünek davranış da tam böyle bir şey. Kendini sürekli ezilmiş hissetmek, ama hep başkalarına boyun eğmek… Hem farkında olarak, hem de tamamen içgüdüsel bir şekilde…
Bir sabah, Kayseri’de, yavaşça uyanıp bir çay hazırladım kendime. Günlerden pazar, ama yine de içimde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Yavaşça pencerenin perdesini araladım ve güneşin ilk ışıkları, şehri yavaşça sarhoş etti. Ama ben sarhoş değildim. Birkaç hafta önce bir arkadaşımın bana söylediği cümle vardı aklımda: “Sünek davranış sergiliyorsun, farkında değilsin.” İçimi kararttı, sanki bir damla karanlık, günün ilk ışıklarıyla karşıma çıktı.
Bir Zihinsel Sıkışma: Sünek Davranışın Başlangıcı
Öyle anlar vardır ki, her şeyin farkında olduğunu sanırsın, ama bir gün bir bakarsın, o kadar çok küçük tavizi vermişsin ki, hiçbir şeyin senin istediğin gibi olmadığını fark edersin. Bunu gerçekten içten hissetmek gerek, yoksa anlamazsın.
Geçen ay, bir arkadaşımın düğününde, herkes neşeliydi. Ama ben… ben düğünün neşesini hissetmiyordum. İçimde bir boşluk vardı. Gelinle damat, herkesin ilgisini üzerine çekiyordu, ama ben bir kenarda duruyordum. Bir şeyler söylemek, kendimi ifade etmek istiyordum ama bir türlü dile getiremiyordum. İşte o an, o düğün salonunda, sünek davranışın ne demek olduğunu anlamıştım.
Sünek davranış nedir? Kendini sürekli bir şeylere boyun eğmiş, pasif bir şekilde teslim olmuş hissetmek, her konuda başkalarının taleplerine uygun hareket etmek. Kendi isteklerini geriye atmak. Tam da o an, birisinin “Ne düşünüyorsun?” diye sormasına rağmen ağzımın ucundan çıkacak kelimeleri bulamıyordum. O an, herkesin bana bakmasını istedim, ama bir yandan da hiçbir şekilde dikkat çekmek istemedim. O kadar garip bir ikilemdeydim ki.
Bir Adım Atmak: Farkındalık ve Değişim
Düğünden bir gün sonra, yataktan kalktım, duvarıma bakarak derin bir nefes aldım. Birçok insan, bu tür anlarda “Bunu değiştireyim” der, ama ben o an tam olarak neyi değiştireceğimi bilemedim. İçimdeki ses hep “Daha iyi olabilirsin” diyordu ama ben hep başkalarına göre şekil alıyordum. Hızla koşmam gerektiğini biliyordum, ama bir türlü ayağa kalkamıyordum. Kendi hayatımı yaşamak ne demekti? Bir hafta boyunca yalnız kalıp bunun üzerine düşündüm.
Bir akşam, Kayseri’nin o soğuk sokaklarında yürürken, yürüdüğüm her adımda içimde bir şeylerin yer değiştirdiğini hissettim. O gece, biri bana “Sünek davranış nedir?” diye sorsa, belki şu cevabı verebilirdim: “Başkasının istediği gibi yaşamaya çalışırken, kendi kimliğinden kaybolmak.”
Yavaşça, ama kararlı bir şekilde, kendimi her adımda bir nebze daha fazla ifade etmeye başladım. Bu değişim çok zorlu geçti. İnsanlar ne düşündü? Benim fikirlerim neden değerli olmalıydı ki? Her bir adımda, içimde bir şeyler kırılıyordu. Ama bu kırılmalar güzeldi, çünkü eski ben yavaşça yok oluyordu.
Sünek Davranışın Çıkmazı: Hayal Kırıklığı ve Umut
Sünek davranış sergileyen biri, her şeyin farkındadır aslında. Ama genellikle buna kayıtsızdır. Neden? Çünkü o, başkalarının beklentilerine o kadar odaklanmıştır ki, kendisi için doğru olanı yapmak için gereken cesareti bulamaz. Bu sürekli bir hayal kırıklığına yol açar.
Ama zamanla, değişim başlamıştı. Küçük adımlarla. Bu değişim bazen korkutucu oluyordu. Duygularımı göstermek, insanlara karşı daha açık olmak kolay değildi. Ama bir gün, bir arkadaşım bana şöyle dedi: “Senin içinde hep bir sessizlik var, ama aslında senin çok büyük bir sesin var.” O an, belki de yıllardır aradığım şeyi bulmuştum. İçimdeki sesi duyabiliyordum.
Günler geçtikçe, insanlarla daha rahat iletişim kurmaya başladım. Ama en önemlisi, kendi içimdeki sesle barıştım. Sünek davranış, başkalarının beklentilerine boyun eğmekti, ama artık ben kendi isteklerimi koyabiliyordum ortaya. Bu, büyük bir zaferdi. Hem de oldukça kişisel bir zafer.
Sonuç: Sünek Davranış ve Gerçek Özgürlük
Sünek davranış, uzun süre boyunca bilincimizde hep var olabilir, ama değişim her zaman mümkün. İnsanlar bazen yanlış anlaşılabilir. Her şeyin başkalarının istediği gibi gitmesini sağlamak, insanı bir noktada kendinden uzaklaştırır. Ama içindeki sesi duyduğunda, fark ettiğinde, değişim başlar.
Kayseri’nin o soğuk sokaklarında, sadece yürümekle kalmadım, aynı zamanda kendimi de yeniden keşfettim. Ve o an anladım: Sünek davranış, sadece başkalarına boyun eğmek değildir. Gerçek özgürlük, kendi seçimlerimizi yapmaktan geçer.