İçeriğe geç

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır ?

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? (Ve neden bazen hepimiz aynı dizinin tekrarını izliyormuşuz gibi hissediyoruz)

İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Dışarıdan bakınca “rahat çocuk” kategorisi, içerden bakınca “beyin sürekli açık sekmede 37 düşünce” modu. Aile dediğin şey de tam olarak bu sekmelerin en kalabalık olanı.

Şimdi dürüst olalım: “Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır?” diye sorunca kimse akademik bir cevap beklemiyor aslında. İnsan daha çok şunu merak ediyor: “Benim evde olanlar normal mi, yoksa biz sitcom çekiyoruz da haberimiz mi yok?”

Aile dinamiği: Ev mi, mini psikoloji laboratuvarı mı?

Merhaba! Hazelnutstore sayfasında bugün “Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.

Aile dediğin şey bazen sıcak bir battaniye gibi, bazen de yaz ortasında İzmir sıcağında üstüne atılmış kalın yorgan gibi. Terletiyor ama atamıyorsun.

Evde psikolojik sorunlar genelde büyük patlamalarla gelmiyor. Daha çok şöyle başlıyor:

“Sen yine mi odadasın?”

“Biraz da dışarı çık.”

“Eskiden biz…”

Ve burada zaman duruyor. Çünkü “Eskiden biz…” cümlesi, aile evreninde zaman yolculuğunu başlatan en güçlü büyü.

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? sorusunun cevabı da burada gizli: Herkesin birbirini sevdiği ama aynı zamanda yanlış anlama konusunda olimpiyatlara katılsa altın madalya alacağı bir düzen.

İletişim kazaları: Aynı dili konuşup farklı şeyler anlamak

En klasik sorun: iletişim.

Annem mutfakta:

“Bir şey ister misin?”

Ben:

“Yok.”

(Aslında: “Çikolata varsa evet.”)

Ama bu “yok” cevabı, evren tarafından yanlış yorumlanır:

“Tamam o zaman yemek de yapmayayım.”

Ve iç sesim:

“Hayatım neden bu kadar dramatik yanlış anlaşılmalarla dolu?”

İşte Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? sorusunun ilk cevabı: pasif-agresif iletişim sanatının ev içi versiyonu.

Pasif agresyon: Aile versiyonu

“Ben iyiyim.”

“Bir şeyim yok.”

“Sen bilirsin.”

Bu üçlü, aslında gizli bir Netflix dizisi gibi: Her bölümde farklı bir kriz.

Babam mesela televizyon karşısında sessizce “hıh” yapar. O “hıh”ın içinde 14 sayfalık düşünce vardır ama çözmek için şifre çözme eğitimi gerekir.

Jenerasyon çatışması: Wi-Fi şifresi kadar karmaşık

Aile içinde psikolojik gerilimlerin bir diğer kaynağı: kuşak farkı.

Ben:

“Hayat pahalı.”

Baba:

“Biz 80’lerde…”

Ve yine o meşhur açılış:

“Eskiden biz…”

Bu noktada iç sesim devreye girer:

“Evet baba, siz taş devrinde hayatta kalmışsınız, saygı duyuyorum ama ben bugün kirayı nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum.”

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? listesinin ikinci büyük maddesi: zaman dilimi uyuşmazlığı sendromu.

“Bizim zamanımızda” sendromu

Bu sendromun belirtileri:

Her şeyin daha zor ama daha “değerli” olduğu iddiası

Teknolojiye karşı gizli bir savaş

Gençlerin “fazla rahat” bulunması

Benim iç monoloğum:

“Evet, siz yürüyerek Everest’e çıktınız, biz metroya binince bile ‘trafik vardı’ diyoruz.”

Ev içi rol dağılımı: Herkesin gizli bir karakteri var

Ailede herkesin bir rolü vardır. Ama kimse bunu kabul etmez.

Annem: duygusal CEO

Baba: finans direktörü + sessiz stratejist

Ben: “bir şey yapacakmış gibi görünen ama yapmadan yorulan kişi”

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? sorusunun üçüncü cevabı burada: rol çatışması.

“Sen hep böylesin” etiketleri

Bir kere sana bir etiket yapıştırıldı mı geçmiş olsun.

“Dağınıksın”

“Sorumluluk almıyorsun”

“Hep telefondasın”

Ben telefonla bakışıyorum:

“İkimiz de bağımlıyız ama beni hedef göstermek kolay tabii.”

Duygusal manipülasyon değil de… aile yöntemi

Manipülasyon kelimesi ağır kaçıyor ama ev içi versiyonuna “duygusal ikna teknikleri” diyebiliriz.

Örnek:

“Ben senin iyiliğin için söylüyorum.”

Bu cümle sonrası artık özgür irade %30 azalır.

Ya da:

“Benim zamanımda çocuklar böyle değildi.”

İç ses:

“Tamam, ben de Mars’ta büyümedim ama kıyaslamayı bırakabilir miyiz?”

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? sorusu burada biraz daha derinleşir: sınır koyma problemi.

Sınırlar: Ev içinde görünmez çizgiler

Kendi odam var ama:

Kapı çalınmadan girilir

“Ne yapıyorsun?” sorusu 17 dakikada bir gelir

Sessizlik bile sorgulanır

Bir gün düşündüm:

“Ben aslında kiracı mıyım yoksa deney grubunda mıyım?”

İzmir’de dışarı çıkınca özgürlük hissi, eve dönünce “yükleme ekranı” gibi.

Mahremiyet = teorik bir kavram

Aile içinde psikolojik sorunların önemli kısmı burada başlar: bireysel alan eksikliği.

Telefon:

“Şifre nedir?”

Hayat:

“Sen kimsin?”

Sevgi var ama ifade şekli… değişik

Garip bir gerçek: Aile içinde herkes birbirini sever ama bunu ifade etme biçimi evrimsel olarak biraz bozuk olabilir.

“Yemeğini yedin mi?”

= Seni önemsiyorum

“Üşütme.”

= Hayatını kontrol etmek istiyorum

“Bak yine geç yattın.”

= Seninle ilgili endişeliyim ama bunu normal cümle kurarak söyleyemem

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? sorusunun dördüncü cevabı: duygusal ifade bozukluğu.

Küçük krizler, büyük anlamlar

Ev içinde hiçbir şey gerçekten “küçük” değildir.

Bardak kırılır → “Bu evde hiçbir şey düzgün yapılmıyor”

Bir tabak kirli kalır → “Kimse sorumluluk almıyor”

Geç kalınır → “Bu çocuk kontrolden çıktı”

Ben:

“Sadece tost yapacaktım…”

Aile:

“Bu bir yaşam tarzı problemi.”

Overthinking aile versiyonu

Ben zaten bireysel olarak fazla düşünüyorum. Aileyle birleşince:

“Acaba neden az konuştular?”

“Ses tonları farklıydı, bir şey mi oldu?”

“WhatsApp’ta niye geç görüldü?”

Beyin:

%100 kullanımda

RAM:

“Ben gidiyorum.”

Günlük komedi: İzmir + aile = karmaşık mutluluk

İzmir’de dışarı çıkınca insanlar daha rahat, ama eve girince herkes bir anda Shakespeare dramına bağlayabiliyor.

Bir akşam:

Ben:

“Arkadaşlarla çıkıyorum.”

Annem:

“Kiminle?”

Ben:

“Arkadaş.”

Annem:

“İsim?”

Ben içimden:

“Devlet güvenlik soruşturması mı yapıyoruz?”

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? sorusu burada netleşiyor: aşırı bilgi ihtiyacı sendromu.

Suçluluk duygusu: Aile mirası gibi

Evden çıkarken:

“Az kal.”

Gecikince:

“Neredesin?”

Erken dönünce:

“Bir şey mi oldu?”

Yani doğru zaman yok. Matematiksel olarak imkânsız bir denklem.

İç ses:

“Ben sadece dışarı çıkmıştım… neden hayat sınavına girdim?”

“Ben olsam yapmazdım” cümlesi

Bu cümle ev içi psikolojinin final boss’u.

“Ben olsam daha erken kalkardım”

“Ben olsam böyle yaşamazdım”

Ben:

“Sen zaten ben değilsin, o yüzden yapmıyorsun.”

Sonuç gibi değil de… farkındalık gibi

Sizin İçin Seçtik: Ahmet Yahya Kığılı ve Abdullah Kığılı akraba mı ?

Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır? sorusunun tek bir cevabı yok. Çünkü her ev kendi küçük evreni. Kimi zaman çarpışan gezegenler, kimi zaman aynı yörüngede dönen ama hiç konuşmayan uydular.

Benim açımdan bakınca mesele şu:

Aile, hem en güvenli yer hem de en karmaşık düşünce laboratuvarı.

Bir gün sessizlik fazla olur, bir gün sesler üst üste biner. Ama sonunda hep aynı yere gelir:

“Yemek hazır.”

Ve bütün psikolojik analizler bir tabak pilav karşısında geçici olarak askıya alınır.

Okuyucularımıza “Aile içinde hangi psikolojik sorunlar yaşanır” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Hazelnutstore ekibi olarak bizi okumaya devam edin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://myforumum.com https://atanurnakliyat.com.tr https://asrimoda.com.tr Sitemap
https://betexper.live/